11/5/2008 - EDEBİYAT BİLGİLERİ 1
1. Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak, onun erdemlerini, iyi yönlerini dile getirmek amacıyla yazılan şiirlere verilen addır. Ölen bir kişi için yazılan bu tür şiirlere di*van edebiyatında ....., halk edebiyatındaysa.....denmiştir.
Bu parçada boş bırakılan serlere, verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi geti*rilebilir?
A) mersiye - ilahi B) mesnevi - koşma C) mevlit - koşma D) mevlit - ağıt E) mersiye - ağıt
(2006-ÖSS)
2. Bu, son bir yıl içinde okuduğum romanlar ara*sında etkisinden uzun süre kurtulamadığım bir çeviri roman. Yazar, bu romanında öncekiler*den farklı bir yol izlemiş. Bir kahramanın çevre*sinde gelişen bir öykü kurgulamış. Abartıyla yalınlığı, komediyle trajedinin özelliklerini bir arada kullanmış. Bir yıl gibi bir zaman dilimini çok az geri dönüşlerle anlatmış. Haftalarca "çok satanlar" listesinde yer alan bu çeviri ya*pıt, Türk okurundan gördüğü ilgiyi Fransız ve İngiliz okurlardan görmemiş. Bu durum, çevir*menin başarısı olarak değerlendirilebilir.
Bu parçada aşağıdaki yazı türlerinden han*gisine ait özellikler ağır basmaktadır?
A) Makale B) Deneme C) Eleştiri D) Fıkra E) Günlük
(2006-ÖSS)
3. Ela gözlerine kurban olduğum Yüzüne bakmaya doyamadım ben İbret için gelmiş derler cihana Noktadır benlerin sayamadım ben
Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A) ini hece ölçüsüyle yazılmıştır B) Redif vardır. C) Tam uyak kullanılmıştır. D) Koşma türünün özelliklerini taşımaktadır. E) Benzetme sanatından yararlanılmıştır.
(2006-ÖSS)
4. Kaman civarına bahar gelince Yıkılır ovadan yörük çadırları, Yücesinde pare pare duman tutmuş Düldül Dağ'ın yaylasında mekân kurulur. Hoş gelmişsin ilkbahar! Nisan ayı içinde donanır dağlar, Donanır yeşilinden, alından Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden han*gisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?
A) Lirik B) Pastoral C)Epik D) Didaktik E) Dramatik
(2006-ÖSS)
5. Aşağıdakilerin hangisinde boş bırakılan yere ayraç içindeki sözcük getirilirse tanım yanlış olur?
A) ... yazarın herhangi bir konu üzerinde kesin sonuçlara varmadan, kişisel görüş ve düşün*celerini senli benli bir anlatım içinde verdiği yazı türüdür, (makale)
B) ... ünlü kişilerin yaşamlarını, yaptıklarını, ya*şadıkları döneme katkılarını anlatan yazı ve kitaplara denir, (biyografi)
C) Bir kimsenin kendi yaşam öyküsünü kendisi*nin yazıp anlattığı yapıtlara ... denir, (otobi*yografi)
D) Bir topluluk önünde belirli bir konuda yapılan etkili ve inandırıcı konuşmalara... denir, (nu*tuk)
E) Bir yazarın, başından geçen ya da tanık ol*duğu olay ve olguları bilgilerine, gözlemleri*ne dayanarak anlattığı yazı türüne ... denir, (anı)
(2007-ÖSS)
6. Aşağıdakilerin hangisinde verilen dizelerde uyak (kafiye) kullanılmamıştır?
A) Selam olsun karanfilin alına Selam, tomurcuklu defne dalına B) Bu bohça, duygunun coşkun selidir İçimi coşturan bahar yelidir C) O gün gelsin şöyle bir yarış olsun da gör Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör D) Öpe öpe uyandırdım, şiir yaptım sözcükleri Savaşta kalemime kurşun yaptım sözcükleri E) Değirmen değirmen, beni de öğüt Ben meyvesiz ağaç, yürüyen söğüt
(2007-ÖSS)
7. I. Biz de hafif olsaydık bir rüzgârdan II. Yer alsaydık şu bulut kervanında III. Güzele ve yeniye doğru koşan IV. Bu sonrasız gidişin bir yanında Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır. B) Hepsinde redif kullanılmıştır. C) Duraklarda belirli bir kurala uyulmamıştır. D) I. ve II. dizelerde ulama vardır. E) l. ve III. ile II. ve IV. dizelerde çapraz uyak (kafiye) görülmektedir.
(2007-ÖSS)
8. Tam bir kaside çeşitli bölümlerden oluşur. Bunlardan biri,... Yukarıda verilen bilgiye göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez? A) doğa güzelliklerinden söz eden nesib ya da teşbib bölümüdür. B) asıl konuya giriş» sağlamak için yazılan giriz*gâh bölümüdür. C) kasidenin sunulduğu kişinin özelliklerinin abartılı bir övgüyle anlatıldığı methiye bölü*müdür. D) şairin kendisini övdüğü dizelerden oluşan fahriye bölümüdür. E) şairin adının da geçtiği tegazzül bölümüdür.
(2007-ÖSS)
.9.: .Kalbim yine üzgün seni andım da derinden, Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden! Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden, Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden! Bu dizeler biçim ve içerik özelliklerine göre aşağıdaki nazım biçimlerinin hangisinden alınmış olabilir?
A) Şarkı B) Kaside C) Terkib-i Bent D)Kıta E) Rubai
(2007-ÖSS)
10. I. Yollarda kaldı gözlerimiz, gelmedi haber. II. Bakarım, bakarım sılam görünmez.
Birincisi Baki'den, ikincisi Karacaoğlan'dan alınan bu iki dize için, aşağıdakilerden han*gisi söylenemez?
A) Her ikisi de yalın bir dille söylenmiştir. B) Her ikisi de aynı ölçüyle söylenmiştir. C) Biri Divan, öteki Halk şiirleriyle ilgilidir. D) İkisi de bir bekleyişin, özlemli bir arayışın anlatımıdır. E) İkisinde de kolay gibi görünen, gerçekte güç bir söyleyiş vardır.
(1982-ÖYS)
11. "Ben gazetedeki köşemde roman eleştirileri yapmam. Zaten bu köşenin görevi de eleştiri değildir. Amacım, okuyucuya bazı günlük so*runları tanıtmak, bu sorunlar hakkında düşün*düklerimi, derinliğine inmeden, kanıtlamaya kalkmadan söylemektir. Kısa, yoğun, günübir*lik yazılardır bunlar." diyen sanatçının özellik*le hangi türde yazdığı söylenebilir?
A) Mektup B) Fıkra C) Deneme D) Makale E) Anı (1984-ÖYS)
12. "Roman, edebiyatımıza yeni bir tür olarak Tan*zimat döneminde girmiştir. Tanzimat'tan önce (.....) ve Halk edebiyatında hikâyelerin, hikâye
ve roman tekniği ile bir ilgisi yoktur, özellikle Divan edebiyatında düzyazı ile ya da manzum olarak yazılan hikâyeler belli konuların dışına çıkmaz. Halk hikâyelerinin birçoğu da (.....) ka*rakteri gösterir."
Parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Divan - masal B) İslamlık öncesi - şiir C) Tekke - mesnevi D) Tekke - destan E) Divan - mizah
(İ985-ÖYS)
13. "Her gün yazıyorum. Her gün gazetede çıkıyor bunlar. Güncel sorunlar yanında edebiyat yazı*ları da yazıyorum. Bunları, hikâyelere benzer, hikâyecikler biçiminde oluşturuyorum. Yazıları*mı bu türün bilinen, alışılmış tekniğiyle değil, kendi istediğim gibi yazdım ve okuyucu da bu*nu benimsedi. Bu da benim için sürekli edebi*yat çalışması oluyor."
Yazarın paragrafta sözünü ettiği yazı türü aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Makale B) Fıkra C) Deneme D) Hikâye E) Günlük (1985-ÖYS)
14. Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim; İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim. Bu iki dizeden, şiirin bütünü ile ilgili özellik*lerden hangisi kesin olarak saptanabilir? A) Yazıldığı dönem B) Konusu C) Ölçüsü D) Kafiye düzeni E) Nazım biçimi
(1986-ÖYS)
15. Aşağıdaki dizelerden hangisi, tümüyle Di*van Edebiyatı ürünlerinin adlarıdır? A) Şarkı-ağıt-rubai-müstezat-mani B) Müstezat-mersiye-gazel-naat-münacat C) Tuyuğ-kaside-murabba-türkü-gazel D) Rubai-muhammes-destan-tuyuğ-masal E) Gazel-şarkı-murabba-mani-mesnevi
(1986-ÖYS)
16. Aşağıdaki beyitlerin hangisinde redif var*dır?
A) Bir garip rüya rengiyle Rüzgârdaki yaprak bile B) Savrulmada gül şimdi havada Gün doğmadan bir başka ziyada C) Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir. Kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir D) Bin bahçeli beldemizi yad ellere bıraktık Gölgesinde barınacak tek ağacımız yok artık E) Bizim mahalle de İstanbul'un kenarı demek Sokaklarında yürünmez ki yüzme bilmeyerek
(1987-ÖYS)
17. Aşağıdakilerden hangisi anonim halk ede*biyatı ürünlerinden değildir? A) Mani B) Koşma C) Ninni D) Ağıt E) Türkü
(1988-ÖYS)
18. Yazar, bir toplum gerçeğini belirtmek istiyor. Bir çevreyi, bu çevrenin kişilerini görmüş, biliyor. Bundan bir roman çıkarmak istemiş. Ne var ki romanı okuyup bitirdikten sonra, zihnimizde yalnız birtakım olayların izleri kalıyor. Bir de ya*zarın bunlara karşı yergici tutumu. Yazarın tu*tumunu beğeniyor, öfkesine katılıyoruz. Ama bu, kitabı deneme ile röportaj arası bir yapıt ol*maktan kurtarmıyor. Daha doğrusu ona bir ro*man tadı kazandırmıyor.
Bu parçada, aşağıdaki edebiyat türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?
A) Günlük B) Eleştiri C)Anı D) Fıkra E) Makale
1989-ÖYS)
19. Aşağıdakilerden hangisi masalın özellikle*rinden biri değildir?
A) Olayların belli bir zamana bağlanmaması B) misli geçmiş zamanla anlatılması C) Belli bir yazarın bulunmaması D) Milli duygularla dini inançları işlemesi E) Eğitici nitelik taşıması
(1989-ÖYS)
- 20. ilâhi, kabul senden, dert senden; şifa senden, dert senden... İlâhi, iman verdin, daim eyle; san verdin, kaim eyle.
Bu parçadaki altı çizili sözcükler aşağıdakilerden hangisine örnektir?
A) İmale B)Seci C) Aliterasyon D) Redif E) Cinas
(1989-ÖYS)
21. Bir halk edebiyatı ürünü olan "marw He ilgi-II aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Yazarları belli değildir. B) Kafiye düzeni a-a-b-a biçimindedir. C) Anlatılmak istenen duygu ya da düşünce son iki dizede bulunur. D) İlk iki dize, son iki dize ile yalnız öiçü ve ka*fiye bakımından ilgilidir. E) Yalnızca aşk konusu işlenir.
(1990-ÖYS)
22. Aşağıdaki dizelerin hangisinde zengin kafi*ye kullanılmıştır?
A) Ağaçlar kökünden kopacak gibi Bir türlü dinmiyor başlayan tipi B) Çınla ey coşkun deniz, kayalıklarda çınla! Sar bütün kumsalları o dolaşık saçınla C) Kardır yağan üstümüze geceden Yağmurlu, karanlık bir düşünceden D) Dağlar, omuz omuza yaslanan dağlar Sular kararınca paslanan dağlar E) Kervan yürür peşi sıra düşemem Yıldız akar uçsam da yetişemem
(1991-ÖYS)
23. Düzenleyicisi pek bilinmez. Halkın sözlü gele*neğinde oluşup gelişir. Çağdan çağa ve yöre*den yöreye içeriğinde olsun, biçiminde olsun, değişikliklere, bozulmalara, kırpılmalara uğra*yabilir. Her zaman bir ezgiyle söylenir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir?
A)Tuyuğ B) Şarkı C) Türkü D) Rubai E) Gazel
(1991-ÖYS)
24. Biyografi türüyle benzerlik gösteren eserle*re Divan edebiyatında ne ad verilir? A) Tezkire B) Münşeat C) Hamse D) Velâyetname E) Siyer
(1991-ÖYS)
25. Ak tüylü köpektir koyun sürüsüyle Seğirtir kaval sesinde sağa sola Çobandır köyün yamacında Yayar davarı da çömelir Meşe dallarının altında Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden han*gisine özgü bir nitelik vardır?
A) Lirik B) Dramatik C) Didaktik D) Epik E) Pastoral
(1991-ÖYS)
26. Çepçevre bahar içinde bir yer gördük Ferhad ile Şirini beraber gördük Baktık geceden fecre kadar ellerde Yıldızlara yükselen kadehler gördük Bu dörtlüğün nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir? A) Rubai B)Mani C) Şarkı D) Murabba E) Türkü
(1992-ÖYS)
27. Divan edebiyatındaki "gazelin konu bakı*mından Halk edebiyatındaki benzeri aşağı*dakilerden hangisidir?
A) Varsağı B) Destan . C) Türkü D) Koşma E) Nefes
(1992-ÖYS)
28. Aşağıdaki dizelerden hangisi bir taşlamadan alınmış olabilir?
A) Ayna almış perçem düzer Zülfün tarayı tarayı B) Kırık çanağı yok ayran içecek Kahveye gelir de fincan beğenmez C) Eğil dağlar eğil üstünden aşam Yeni talim gelmiş varam ahşam D) Güzel gitti diye pınar ağladı Acıdı yüreğim yandı pınara E) Avcılardan kaçmış ceylan misali Geçmiş dağdan dağa yoktur durağı
(1992-ÖYS)
29. Aşağıdakilerden hangisi, karagöz, meddah ve orta oyunu gibi seyirlik halk oyunlarının ortak özelliklerinden biri değildir? A) Göze ve kulağa seslenmeleri B) Güldürü öğesine yer vermeleri C) Şive taklitlerinden yararlanmaları D) Tek kişilik gösteri olmaları E) Sözlü tiyatro örneği olmaları
(1992-ÖYS)
30. Gazel ve koşmanın karşılaştırılması ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? A) Gazel, Divan edebiyatına, koşma. Halk edebiyatına özgü nazım biçimidir. B) Gazelde nazım birimi beyit, koşmada dört*lüktür. C) Gazel, aruzun istenilen her kalıbıyla yazıl*dığı halde, koşma, genellikle hece ölçüsü*nün 11'li kalıbıyla yazılır. D) Gazel 10-20 beyitten, koşma 7-121 dört*lükten oluşur. E) Gazellerin konusu sevgilinin güzelliği, aşk ve şarap; koşmalarınki ise genellikle aşk, sevgi ve doğa güzellikleridir.
(1993-ÖYS)
31. Siz baksanız bir şey göremezsiniz Benim yurdumdur orası Ardıçlar, gürgenler, tozlu yollar Tokat'la Niksar arası Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Redif B)Uyak C) Ölçü D) Eksiltili cümle E) Dilek - koşul tipi
(1994-ÖYS)
32. Bahçelerde gül gerek Güllere bülbül gerek Senin gibi güzele Bencileyin kul gerek Bu dörtlüğün biçimi aşağıdakilerden hangi*sidir? A) Divan B) Varsağı C) Destan D) Koşma E) Mani
(1994-ÖYS)
33. Aşağıdaki beyitlerin hangisi bir kasidenin matla (ilk) beyîtidir? A) Bahar erdi yine düştü letafet gülsitân özre Yine oldu zemînin lütfü galip âsmân özre B) Gül devri ayş eyyamdır zevk u sefa hen-gâmdır Aşıkların bayramıdır bu mevsim-i ferhunde dem C) Cefâ taşın ne gam atsa Hayalî sana alçak*lar Belagat meyvesin hâsıl eden nahl-i hüner*sin sen D) Bu devr içinde benim padişeh-i mülk-i su*nan Bana sunuldu kaside bana verildi gazel E) Arızın yâdıyle nemnâk olsa müjgânım n'ola Zayi olmaz gül temennâsıyla vermek hâre su
(1994-ÖYS)
34. Türk edebiyatında bu türün örnekleri Cumhuri*yetten sonra verilmeye başlanmıştır, Ahmet Haşimln "Bize Göre" ve "Gurabâhâne-i Laklakan" adlı yapıtlarındaki kimi parçalar, edebiyatı*mızda bu türün ilk örnekleri sayılabilir. Türün en başarılı temsilcisi ise, Nurullah Ataç olarak bilinir. Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin de bu türün usîaîarı arasında yer alır. Bu parçadaki sözü edilen yazınsal tür aşa*ğıdakilerden hangisidir?
A) Öykü B) Anı C) Roman D) Deneme E) Gezi
(1994-ÖYS)
35. Düzenleyicisi bilinmez; halkın sözlü geleneğin*den oluşur. Çağdan çağa, yerden yere içeriğin*de olsun, biçiminde olsun değişikliklere uğra*yabilir. Her zaman bir ezgiyle söytenir. Bu parçada, aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A) Türkü B) Şarkı C) Gazel D) Mesnevi E) Koşma
(1995-ÖYS)
36. Gazelin ilk beytine matla, genellikle şairin adı I bulunan son beytine tegazzül. en güzel beytine II beytûl gazel denir. Her beyti aynı konudan III bahseden gazele yek-ahenk, her beyti aynı IV derecede güzel gazele vek-âvâz adı verilir. V
Bu parçadaki numaralı terimlerden hangisi*nin açıklaması yanlıştır?
A)l. B)ll. QUI.' D)IV. E)V.
(1995-ÖYS)
37. Aşağıdakilerin hangisinde verilen dîzeierde redif yoktur? A) Ey, genç kanı kaynayan pınar Ey, altında yatıp kaldığım çınar B) Uzaktan görenler yine aldanır Gözlerde bir hayal gibi canlanır C) Ey, kumrulu bahçem, sümbüllü bağım Ey, bülbüllü derem, mineli dağım D) Yatıyor can evimde hep o sonsuz emeller Gönlüme dokunmadı göğsümü yırtan eller E) Akşam, sanki boşluk içime dolar Dağların cilası gittikçe solar
(1995-ÖYS)
38. Mesneviyle ilgili olarak aşağıda verilen bil*gilerden hangisi yanlıştır? A) Uyak düzeni aa ba ca.... biçimindedir. B) Beyit sayısı, konunun işlenişine göre belir*lenir. C) Daha çok, aruz vezninin kısa kalıplarıyla yazılır. D) Arap ve Türk edebiyatına İranlılardan geç*miştir. E) Öyküleme gerektiren konular, bu türde iş*lenmiştir.
(1996-ÖYS)
39. Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni, Kuzular bize söyler yılların geçtiğini, Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek, Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek. Bu dörtlükte aşağıdaki şiir türlerinden han*gisine özgü bir nitelik vardır?
A) Lirik şiir B) Didaktik şiir C) Pastoral şiir D) Epik şiir E) Dramatik şiir
(1996-ÖYS)
40.
Tanzimata kadar Türk toplumunda onun yerini destanlar, efsaneler, mesneviler ve halk hika*yeleriyle masallar tutmuştur. Bir edebiyat türü olarak bize Tanzimattan sonra Batıdan gelmiş, tir, ilk örnekler de Fransız edebiyatından yapılma çevirilerdir. Bunlardan ilk tanıdığımız yapıt, Yusuf Kâmil Paşa'nın bir çevirisidir. Bu parçada sözü edilen edebiyat türü aşa*ğıdakilerden hangisi olabilir?
A) Hikâye B) Tiyatro C)Gezi D) Anı E) Roman
(1996-OYS)
41. Aşağıdaki destanlardan hangisi, birlikte ve*rildiği ulusa ait değildir? A) Manas-iran B) Ramayana - Hint C) Nibelungen - Alman D) Kal*******a- Fin E) Ergenekon - Türk
(1997-ÖYS)
42. Halk hikâyeleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? A) Sevgi ve kahramanlık konuları işlenir. B) Kişiler gerçek yaşamdakilere yakındır; ola*ğanüstülükler oldukça sınırlıdır. C) Oluştukları çağdaki sosyal yapıyı ve iç mü*cadeleleri yansıtır. D) Anlatım tümüyle nesre dayalıdır. E) Anlatıcıları okur yazar, az çok kültürlü kişi*lerdir.
(1997-ÖYS)
43. Divan edebiyatında "hicviye" denilen alaylı yergi şiirinin Halk edebiyatındaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Koşma B) Semai C) Taşlama D) Destan E) Türkü
(1997-ÖYS)
44. Bir şairin, başka bir şairin şiirini konu ve bi*çim yönünden örnek alarak aynı ölçü, aynı uyak ve aynı redifle yazdığı benzer şiire ne ad verilir?
A) Muhammes B) Nazire C) Murabba D) Taştir E) Müseddes
(1997-ÖYS)
45. Yazarın, özgürce seçtiği bir konuda iddia ve ispatlama kaygısı gütmeden düşüncelerini konuşma havası içerisinde "benli bir anla*tımla oluşturduğu yazı türüne ne ad verilir?
A) Deneme B)Anı C) Eleştiri D) Röportaj E) Makale
(1997-ÖYS)
46. Bize İran edebiyatından geçmiştir. Dört dize*den oluşur. Aruz ölçüsünün kendine Özgü ka*lıplarıyla yazılır. Az sözle önemli bir şey söyle*nerek sağlanan anlam yoğunluğu, başta gelen özelliğidir. Genellikle felsefeyle ilgili düşünsel temalar işlenir.
Bu parçada sözü edilen Divan şiiri biçimi, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gazel / B) Müstezat C) Murabba p/Rubai E) Kaside
(1998-ÖYS)
47. Aşağıdakilerin hangisinde tam uyak vardır?
A) Çiğdemin menekşen kokar Güzeller göğsüne takar
B) Kuş olsam gezsem havayı Arayıp bulsam yuvayı
C) Geldim o dost ilinden Koka koka gülünden
D) Birin bilir binin bilmez Bu dünya kimseye kalmaz
E) Arı vardır uçup gezer Teni tenden seçip gezer
(1998-ÖYS)
48. Uzak, çok uzağız, şimdi ışıktan Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan Dönmeyen gemiler olduk açıktan Adımızı soran, arayan var mı?
Bu dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerin han*gisi söylenemez?
A) Hece ölçüsüyle yazılmıştır. B) Redif vardır. C) Uyak düzeni aaab'dir. D) Yalnızlıktan söz edilmektedir. E) Bir destandan alınmıştır.
(1998-ÖYS)
49. Aşağıdaki yazı çeşitlerinin hangisi halk edebiyatı anonim eseri değildir?
A) Masal B) Atasözü C) Türkü D) Mani E) Semai
(1967-ÖSS)
50. İslâmiyet'ten önceki edebiyatımızda, ölen büyüklerin ardından, onların kahramanlık*larını ve ölümlerinin doğurduğu acıyı ifade etmek için söylenen manzumelere ne ad ve*rilir?
A) Koşuk B)Sav C) Destan D) Sagu E) Ağıt
(1967-ÜSS) 1. E
2.C
3. C
4. B
5. A
6. D
7. B
8. E
9. A
10. B
11.B
12. A
13. E
14. C
15. B
16. B
17. B
18. B
19. D
20. B
21. E
22. B
23. C
24. A
25. E
26. A
27. D
28. B
29. D
30. D
31. C
32. E
33. A
34. D
35. A
36. B
37. A
38. A
39. C
40. E
41.A
42. D
43. C
44. B
45. A
46. D
47. B
48. E
49. E
50. D
|
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
11/5/2008 - EDEBİYAT BİLGİLERİ 2
1. Aşağıdakilerden hangisi müstezat ile ser*best müstezat arasındaki bir ayrılık değildir?
A) Müstezat sadece belirli bir vezinle, serbest müstezat ise her türlü aruz kalıbı ile yazıla*bilir.
B) Müstezatta bir uzun mısrayı bir kısa mısra takip eder. Serbest müstezatta ise bu ba*kımdan kural yoktur.
C) Müstezat Divan şairine ait bir nazım şekli*dir; serbest müstezat ise Servet-i Fü-nun'dan sonra edebiyatımıza yerleşen bir tarzdır.
D) Müstezatın konusu belirli olduğu halde, serbest müstezatla her konu işlenebilir.
A) Müstezat ağır bir dille yazıldığı halde, ser*best müstezatların dili sadedir.
(1967-ÜSS)
2. Halk şiirinde bir ulusu ve bir ülkeyi yakın*dan etkileyen önemli olaylar üzerine yazıl*mış manzumelere ne ad verilir?
A) Varsağı B) Mani C) Semai D) Destan E) Taşlama
(1968-ÜSS)
3. Divan edebiyatında bir şairin mesnevi tar*zında bir eser meydana getirmesine ne de*nir?
A) Muhammes B) Tahmis C) Hamse D) Güldeste E) Mecmua-i eş'ar
(1968-ÜSS)
4. "Bir yazının teması" sözünü sık sık duyarsınız. Tema aşağıdaki tariflerden hangisinin kar*şılığıdır?
A) Bir yazının plânına tema denir.
B) Bir yazının işleniş şekline tema denir.
C) Bir yazıda konunun işlenişine hakim olan duyguya'tema denir.
D) Bir yazıda bizi etkileyen fikre tema denir.
E) Bir yazının kendine mahsus üslûbuna tema denir.
(1968-ÜSS)
5. Koçaklama nedir?
A) Dede Korkut masallarındaki manzum bö*lümlerdir.
B) Halk edebiyatında koşma tarzında yazılmış yiğitlik şiirleridir.
C) Vatan sevgisini dile getiren şiirlerdir.
D) Tabiatın güzelliklerini anlatan şiirlerdir.
E) Bir kimseyi taşlamak için yazılan şiirlerdir.
(1968-ÜSS)
6. Aşağıdaki tariflerden hangisi "Mesnevinin en iyi karşılığıdır?
A) Her beyti kendi arasında kafiyeli olan bir nazım şeklidir.
B) Uzun manzum eserlere verilen addır.
C) Destan şeklinde eserlere mesnevi denir.
D) Dinî eserlerin yazılmasına mahsus bir na*zım şeklidir.
E) Gazel ve kaside dışındaki manzumelere verilen addır.
(1968-ÜSS)
7. Gazelin son beytine ne denir?
A) Beytül gazel B) Makta beyit
D) Taç beyit E) Beytül kasid
E) Matla beyit
(1968-ÜSS)
8. "Gönlümü çekse de yarin hayali Asmaya kudretim yetmez cibali Yolcuyum bir kuru yaprak misali Rüzgârın önüne katılmışım ben" parçası aşağıdaki belirtilen şiir türlerinden hangisine girebilir?
A) Lirik B) Pastoral C)Epik
D) Dramatik E) Didaktik
(1968-ÜSS)
9. "Kafiye"nin en sağlam tarifi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Rediflerden önce gelen kelimelere kafiye denir.
B) Manzumelere ahenk sağlayan unsurlara kafiye denir.
C) Manzumelerde mısra sonunda ses bakı*mından aynı, mânâ bakımından ayrı olan kelimelere kafiye denir.
D) İki mısranın sonundaki aynı sesi veren keli*melere kafiye denir.
E) Manzumelerde mısra sonlarındaki ses bir*leşmesine kafiye denir.
(1968-ÜSS)
10. Aşağıda adları yazılı Türk lehçelerinden hangisi zamanla unutulmuş, günümüze ka*dar gelmemiştir?
A) Göktürk lehçesi B) Çağatay lehçesi C) Azeri lehçesi D) Oğuz lehçesi
E) Anadolu lehçesi
(1968-ÜSS)
11. Dinî, tarihî, tasavvufi, aşkı... hikâyeleri uzunca anlatmaya elverişli olan Divan Ede*biyatı nazım şekli aşağıdakilerden hangisi*dir?
A) Kaside B)Müsammat
C) Mesnevi D) Destan
E) Terkib-i Bent
(1969-ÜSS)
12. Divan şairlerinin manzum eserlerini bir-araya getiren divanlarda, çoğunlukla şiirler belli bir düzene göre dizilirdi.
Aşağıdaki diziler arasında en uygunu han*gisidir?
A) Kasideler-gazeller-müsammatlar-kıt'a ve rubailerle tek beyit ve mısralar
B) Tevhidler-münâcatlar-na'tlar-kasideler-mü-sammatlar-gazeller-kıt'alar-rubailer
C) Gazeller-müsammatlar-kasideler-kıt'a ve rubailerle tek beyit ve azadeler
D) Tanrı ve Peygamberi övenlerle başlamak şartiyle önce kasideler-gazeller-kıt'a ve rü-bâiler-müsammatlar
E) Müsammatlar-kasideler-gazeller-kıt'a ve rubailerle tek beyit ve mısralar
(1969-ÜSS)
13. Bir Divan şairinin, başka bir yazarın eserin*deki vezin, kafiye ve nazım şekline uyarak aynı konuyu işlemesine ne denir?
A) Nazire B) Terbi C)Teştir
D) Tahmis E) Tanzim
(1969-ÜSS)
14. İçinde halk şairlerimizin eserleri yazılı bulu*nan özel defterlere ne denir?
A) Divan B) Münşeat C)İnşa
D) Cönk E) Menâkıpname
(1970-ÜSS)
15. Aşağıdaki nazım şekillerinden hangisi halk edebiyatına aittir?
A) Müstezad B) Semaî C) Mesnevi D) Tahmis E) Şarkı
(1970-ÜSS)
16. Mahlas, aşağıdaki tariflerden hangisinin karşılığıdır?
A) Şiirde kelimeleri tekrarlama sanatıdır.
B) Beşer mısradan ibaret manzumelere veri*len addır.
C) Kasidelerde konuya giriş beytidir.
D) Şairlerin, şiirlerde kullandıkları ada denir.
E) Bir şarkı türüdür.
(1970-ÜSS)
17. En eski zamanlardan bugüne Türklerin kullan*dıkları alfabeler aşağıda gösterilmiştir. ..... Tarih bakımından doğru olan diziyi belirti*niz.
A) Göktürk, Arap, Uygur, Latin
B) Uygur, Göktürk, Arap, Latin
C) Uygur, Arap, Göktürk, Latin
D) Göktürk, Uygur, Latin, Arap
E) Göktürk, Uygur, Arap, Latin
(1970-ÜSS)
18. Divan edebiyatçıları nesir (düzyazı) içinde de kafiye kullanırlardı.
Bu kafiyenin adı aşağıdakilerden hangisi*dir?
A) İnşâ B)Müsecca C)Seci
D) Mukaffa E) Münşeat
(1970-ÜSS)
19. Başkasının manzum sözlerini kendi şiiri içi*ne aynen alıp tekrarlamaya ne ad verilir?
A) Tanzir (nazire) B) Tanzim C) Terbi D) Tardiye
E) Tazmin
(1970-ÜSS)
20. Kafiye düzeni, mısra sayısı, konu ve deyiş özelliği bakımından birbirine yakın olan aşağıdaki nazım şekillerinden hangisi öte*kilere hiç benzemez?
A) Rubai B)Mani C)Tuyuğ D) Kıfa E) Murabba
(1970-ÜSS)
21. Aşağıdaki terimlerden hangisi, manzum eserlerde anlam bütünlüğü taşıyan nazım birimlerinden biri değildir?
A) Beyit B) Mısra C) Dörtlük
D) Cümle E) Bent
(1971-ÜSS)
22. Divan şiirinin nazım birimi olan beyit'i aşa*ğıdakilerden hangisi en doğru tarif etmek*tedir?
A) Anlam bütünlüğü taşıyan, aynı vezinde, bir*birini izleyen iki mısra
B) Manzumelerde iki mısra
C) Nazımda ahenk ve anlam birliği olan tek satır
D) Birbiri ardınca gelen, birbiriyle kafiyeli olan iki nazım satırı
E) Tam bir anlam bildiren, aynı vezinle yazıl*mış kafiyeli iki mısra
(1971-ÜSS)
23. Beyit esasına dayanan ve her beyti kendi arasında kafiyeli olan uzun manzum eser*lerde ve hikâyelerde kullanılan Divan Ede*biyatı nazım şekli aşağıdakilerden hangisi*dir?
A) Terkibi bent B) Kaside
C) Gazel D)Musammat
E) Mesnevi
(1971-ÜSS)
24. Aruz vezniyle yazılmış bir şiirde sözü kalıba uydurmak için bir heceyi kendi değerinden fazla değerde uzatarak okumaya ne denir?
A) Takti B)Fasl C)Vasi
D) Zihaf E) İmâle
(1971-ÜSS)
25. Divan şairlerinin, bir varlığı en üstün nitelik*leriyle belirtmek için ortaklaşa kullandıkları kalıplaşmış sözlere ne denir?
A) Manzur B)Mezmur C) Mazmun
D) Manzum E) Mazbut
(1971-ÜSS)
26. Aşağıda adları yazılı Divan Edebiyatı nazım şekillerinden hangisi vezin, kafiye düzeni ve mısra serbestliğiyle kullanılarak Servet-i Fünun devrinde geliştirilmiştir?
A) Müstezat B) Kaside C) Mesnevi
D)Terkib-ibent E) Gazel
(1971-ÜSS)
27.Bentlerinin son mısraları, ilk dört mısraı ile kafiyeli olmayan beş mısralık bentlerle ya*zılmış divan şiirlerine ne denir?
A) Tahmis B)Taştir C) Tardiye D) Muhammes E) Hamse
(1971-ÖSS)
28. Bir iddiayı ispat etmek, bir konuda bilgi ver*mek, öğretmek ve düşünceleri açıklamak amacıyla yazılan fikir yazısına ne denir?
A) Fıkra B) Makale C) Sohbet
D) Konferans E) Deneme
(1971-ÜSS)
29. Aşağıdaki Divan Edebiyatı nazım şekillerin*den hangisi övgü şiiridir?
A) Gazel B)Mesnevî C)Rubaî
D) Kaside E) Şarkı
(1971-ÜSS)
30. Toplumla ilgili savaş, yangın, isyan veya gülünç olaylarla kişileri konu edinen koş*malara ne denir?
A) Destan B) Semai C) Varsağı D) Mâni E) Türkü
(1972-ÜSS)
31. Divan Edebiyatında Tanrının birliğini konu edinen kasidelere en ad verilirdi?
A) Münacat B) Naat C) Methiye D) Mersiye E) Tevhid
(1972-ÜSS)
32. Divan şiirinde bir şairin beş ayn konulu mesnevisinin tümüne, aşağıdaki adlardan hangisi verilir?
A) Hamse B) Münşeat C) Külliyat D) Güldeste E) Müfredat
(1972-ÜSS)
33. Aşağıdakilerden hangisi Divan Edebiyatı nazım şeklidir?
A) Koşma B)Sema C) Varsağı D) Şarkı E) Türkü
(1972-ÜSS)
34. Mısra sonlarında kafiyeden sonra tekrarla*nan aynı anlam ve görevdeki kelimelere ne denir?
A) Cinaslı kafiye B) Mukayyet kafiye
C) Redif D) Müteradif kafiye
E) Seci
(1972-ÖSS)
35. Divan edebiyatında bir çok şâirlerin yazdığı manzum aşk hikâyeleri hangi nazım şekline göre yazılırdı?
A) Kaside B) Terkib-i bend C) Gazel D) Rubai E) Hiçbiri
(1973-ÜSS)
36. Divan edebiyatında nazım birimi nedir?
A) Gazel B) Beyit C) Mısra D) Kıt'a E) Dörtlük
(1973-ÜSS)
37. Divan edebiyatında en çok kullanılan vezin şunlardan hangisidir?
A) Hece vezni B) Aruz vezni
C) Serbest vezin D) Serbest müstezad E) Hiçbiri
(1973-ÜSS)
38. Şu iki parçayı okuyunuz:
I Bir garip ölmüş diyeler Üç günden sonra duyalar Soğuk su ile yuyatar Şöyle garip bencileyin
II Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı Bu İki parça arasındaki ortak yön, aşağıda*kilerden hangisidir? A) Kullanılan vezin B) Nazım birimi C) Halk edebiyatı ürünü oluşları D) İşlenen tema E) Anlatım biçimi
(1974-ÜSS)
39. Bir merhaleden güneşle derya görünür Bir merhaleden her iki dünya görünür Son merhale bir fasl-ı hazandır ki sürer Geçmiş gelecek cümlesi rüya görünür Bu parçanın nazım sekli aşağıdakilerden hangisidir? A) Rubaî B) Murabba C)Tuyuğ D) Şarkı E) Musammat
(1974-ÜSS)
40. Aşağıdaki özelliklerden hangisi Divan nes*rinde yoktur?
A) Dilin, yabancı kelime ye tamamlamalarla yüklü olması
B) Söz ve ses sanatlarına önem verilmesi
C) Söyleyiş güzelliğinden çok düşünceye önem verilmesi
D) Kullanılan cümlelerin çok uzun olması
E) Noktalama işaretlerine yer verilmemesi
(1974-ÜSS)
41. Al bir kalpak giymişti, al, Al bir ata binmişti, al Zafer ırak mı dedim, Aha, diyordu Bu parça, duygu, örgüsü yönünden aşağı*daki türlerden hangisine en yakındır? A) Didaktik-lirik B) Lirik-pastoral C) Pastoral-didaktik D)EpiMirik E) Epik-pastoraJ
(1975-ÜSS)
42. "Divan şiiri, özellikle kasidelerde, (I)bir bakıma en az yarar güden şiirdir. Divan şairi, gazellerde (II)salt söz ustalığına önem verir, bu ustalığı ile duygulandırır okuyucusunu. Mesnevilerde (III)Divan şairi halk hikayecisi ite birleşir. Gazellerde(IV) ise şiire yararın karıştığı daha belirgindir."
Bu paragrafta bilgi yanlışlığı vardır. Paragraftaki numaralandırılmış sözcükler*den hangilerinin yerleri değiştirilirse, bu yanlışlık giderilmiş olur?
A) 2. ile 3. nün. B)4. ile 1. nin C) 1. ile 1. nin D)3. ile 1. nin E) 4. ile 3. nün
(1976-ÜSS)
43. Alp Er Tunga öldi mü Issız acun kaldı mu Ödlek öçin aldı mu Emdi yürek yırtılur Bu parçanın nazım şekli nedir?
A) Koşuk B)Sav C) Varsağı D) Sagu E) Semaî
(1976-ÜSS)
44. Aşağıdakilerden hangisi divan şiirinin belir*leyici özelliklerinden biri değildir? A) Aruz vezniyle yazılmış olma B) Kaside, gazel, mesnevi ve rubai gibi belli nazım şekilleri içinde yazılma C) Parça güzelliğine değil bütün güzelliğine önem verme D) Duygu ve düşünceleri kalıplaşmış birtakım söz sanatlarıyla anlatma E) Yabancı sözcüklerle ve dil kurallarıyla faz*laca yüklü olma
(1977-ÜSS)
45. Aşağıdakilerden hangisi Divan şiirinin be*lirleyici özelliklerinden biri değildir?
A) Mecaz ve mazmunlarla yüklü olması B) Dış dünyaya yönelik somut konuların işlen*mesi C) Şekil güzelliği sağlamak için eşanlamlı söz*lere yer verilmesi D) Kişisel sevinçlere ve acılara çok az yer ve*rilmesi E) Tasavvufla ilgili terimlere geniş ölçüde yer verilmesi (1977-ÜSS)
46. Aşağıdakilerden hangisi Klasik tragedya (trajedi)"nın bir özelliği değildir?
A) Konuların tarih ve mitolojiden alınması B) Kişilerin soylu tabakadan seçilmesi C) Kahramanın iç çatışmasının ve kamuoyu*nun koro ile yansıtılması D) Çirkin ve korkunç olayların sahnede göste*rilmesi E) Üç birlik kuralına uyulması
(1977-ÜSS)
47. Yıldız arıyorum gökler dolusu Zaman oraya varmamış olsun Yukarıdaki dizelerle;
I. çiçekler arıyorum II. görmemiş olsun III. dağlar dolusu IV. bahçıvan kokusu
sözlerinin tümü kullanılarak çapraz kafiye düzeninde anlamlı bir dörtlük kurulmak is*tenirse, aşağıdaki kullanımlardan hangisi son iki dizeyi oluşturur?
A) III. -II. B) II.-III. QI.-II. I. - IV. IV.-I. III. - iv. D) IV.-III. E) I.-III. I. - II. IV. - II.
(1977-ÜSS)
48. Aşağıdaki dizilerin hangisinde konularına göre adlandırılan şiirler birlikte verilmiştir?
A) kaside - gazel - rubai - mersiye B) terkib-i bent - kaside - naat - güzelleme C) müstezat - ağıt - mesnevi - hicviye D) şarkı - nefes - taşlama - terciibent E) mersiye - koçaklama - tevhit - ilahi
(1978-ÜSS)
49. "Şu dağlar olmasaydı Çiçeği solmasaydı Ölüm Allanın emri Ayrılık olmasaydı" Yukarıdaki manide "şu dağlar" sözünün kul*lanılış nedeni aşağıdakilerden özellikle hangisi olabilir? A) Dağların ölümü düşündürmüş olması B) Dağlarda çiçeklerin yetişmiş olması C) Dağların, düş gücünü kamçılamış olması D) Dağların sılaya ulaşmayı engelleyerek ayrı*lığa yol açmış olması E) Nice garip kişilerin dağlarda yitip gitmiş ol*ması
(1978-ÜSS)
50. "Rüzgâr tersine esiyor... Niçin? Eski günler geri mi gelecek?" Yukarıdaki dizelerle, I. kozasında böcek II. doğmak için III. bildiği hayata IV. kımıldıyor
sözlerinin tümü kullanılarak sarma kafiye düzeninde anlamlı bir dörtlük, kurulmak is*tenirse, aşağıdaki kullanımlardan hangisi son iki dizeyi oluşturur?
A)l.-ll. B) III. -II. C)IV.-I.
IV.-Ill IV.-I. III.-II.
D) IV. - II. E) III. - I.
III. - I II. - ıv.
(1978-ÖSS)
51. Gerçek köy ve doğa tasvirleri yanında, köylü*nün ufak tefek tasalarını, köylü psikolojisini gü*zel bir gerçekçilikle veren 'Kara Bibik' adlı hika*ye ile edebiyatımıza ilk olarak "iç konuşma de*diğimiz teknik girmiş oluyor." Burada "iç konuşma" ile anlatılmak istenilen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bir konuşma içinde başkalarının konuşma*sını verme
B) İki üç kişinin kendi aralarında çok yavaş sesle konuşmaları
C) Başkalarının anlayamayacağı bir dille ko*nuşma
D) İki kişinin kendi aralarında kararlaştırdıkları imlerle (işaretlerle) konuşma
E) Ruhsal durumu yansıtan kendi kendine ko*nuşma
(1979-ÜSS)
52. "Batılılaşma Osmanlı toplumunda öteden beri süregelen kültür ikiliğini daha da kesinleştir*miş değil midir?"
Yukarıda vurgulanmak istenen ikilik, edebi*yat alanında düşünülse bu, aşağıdakilerden hangisinde bütün yönleriyle görülebilir?
A) Tekke edebiyatı - Halk edebiyatı
B) Tasavvufi Divan edebiyatı - Tasavvufi Halk edebiyatı
C) Aydın zümre edebiyatı - Halk edebiyatı
D) Batı etkisinde Türk edebiyatı - İslami Türk edebiyatı
E) Divan edebiyatı - Tekke edebiyatı
(1980-ÜSS)
53. Aşağıdaki sözcük dizilerinden hangisi, tü*müyle halk edebiyatı ürünlerinin adlarıdır?
A) ağıt - şarkı - mani - masal - tuyuğ ,
B) türkü - mesnevi - koşma - mersiye - atasö*zü
C) destan - mani - rubai - masal - şarkı
D) şarkı - türkü - rubai - koçaklama- mani
E) koçaklama - türkü - mani - masal - ağıt
(1980-ÜSS) 1.-A
2. D
3.-
4.-
5. B
6. A
7. B
8. A
9. C
10. A
11. C
12. B
13. A
14. D
15. B
16. D
17. E
18. C
19. A
20. B
21. D
22. A
23. E
24. E
25. C
26. A
27. C
28. B
29. D
30. A
31. E
32. A
33. D
34. C
35. E
36. B
37. B
38. D
39. A
40. C
41. D
42. B
43. D
44. C
45. B
46. D
47. E
48. E
49. D
50. C
51. E
52. D
|
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
11/5/2008 - 194-207
Sayfa 194 /207
-Meddah-
1.)metnin olay örgüsü:
-Acem olan Ali Aksar ile Sururi (kahvede ya da lokantada) oturuken bir ses duyarlar
-Bu sesi düğünden gelen ses zannederlerse de garsona sorduklarında pehlivan güreşinden gelen davulun sesi olduğunu öğrenirler.
-Güreşleri izlemek için Pınarbaşı’na giderler.
-Pınarbaşı’nda Ali Aksar ve Sururi kendi memleketlerinin pehlivanları hakkında konuşur.
-Yahudi, Ali Aksar’ın bir Acem güreşcisi hakkında söylediği palavrasıyla alay eder.
2.)Meddah’ın taklit ettiği tipler şunlardır; Acem olan Ali Aksar; Garson (Bursalı göçmen); Yahudi; Sururi.
3.)Konuşturduğu kişilerin ağızlarını ve hayvan, doğa seslerini taklit eden Meddah’ın iki aracı vardır:Bunlardan biri, omzuna attığı ya da boynuna doladığı mendili, öteki de sopasıdır.Meddah’ın sopası, döşemeye vurup oyunun başladığını haber vermek, kapı çalındığını bildirmek vb. gibi çeşitli sesler çıkarmak için kullanılan bir araç olduğu gibi, onun sazı, süpürgesi, tüfeği yerine de geçer.Mendille de çeşitli başörtülerini, başlıkları taklit eder.Bununla ağzını kapayarak çeşitli ses ve söz çeşitlemelerine yönelir.
4.)Meddah “Halk Tiyatrosu Geleneği” ne bağlıdır.
5.)Günümüz Şovmenleri ile meddahların benzer yönleri şunlardır:
*Anlatımlarını yazılı bir metne bağlı kalmadan sözlü olarak, dğaçlama ile gerçekleştirirler.
*Taklit en önemli güldürü unsurudur.
*Sahnede yalnız olarak olayları anlatırlar.
*İkisinde de karşılarında hazır dinleyici kitlesi vardır.
*Toplumun, kişilerin eksik ve yanlış yönlerini komik bir şekilde ortaya koyarlar.
Günümüz Şovmenleri ile meddahların farklı yönleri şunlarıdır:
*Meddah’ın oyun sırasında kullandığı araçlar sandalye, sopa ve mendille sınırlıdır.
*Şovmenlerin böyle bir sınırlaması yoktur.
Orta Oyunu
1.. Orta Oyunu Metnindeki Olaylar şunlardır:
-Pişekar’ın sahneye zurna eşliğinde gelip hangi oyunu temsil edeceklerini söylemesi
-Cüce’nin kapı üzerinde anahtarı bırakması
-Kavuklu’nun Cüce’ye anahtarı bıraktığı için kızması
-Pişekar’ın Kavuklu ile alay etmesi ve Kavuklu’nun altta kalmadan bu alaylara cevap vermesi
-Kavuklu’nun düğün alayını nasıl yönettiğini, başına gelenleri Pişekar’a anlatması
-Kavuklu’nun karısıyla kavga edip evini terk ettiği için yeni bir ev araması ve Pişekar’la birlikte evi bulması
-I.Zenne olan Kavuklu’nun karısının Kavuklu’yu aramak için gelmesi
-Pişekar’ın Kavuklu ile karısını barıştırması
2.. Orta oyununda baskın tip “Pişekarédır.Olaylar Pişekar’ın davranışları ile yön bulur.
3.. Kavuklu = saf, işsiz, zekası ve komik davranışları ile oyuna renk katan bir kişiliktir Pişekar = akıllı, hali vakti yerinde, bilgili, okumuş bir kişiliktir.
Yukarıdaki özellikleri dikkate alarak hangi tipi kendinize yakın bulduğunuzu ifade edebilirsiniz.
4..
Taklit;
Pişekar - (bir arabacıyı çağırır gibi yaparak) Arabacı! Arabacı! Biz Şehzadebaşı’na kaça götürürsün? (sesini değiştirerek) On beş kuruşa. (Tabii sesiyle) On kuruşa idare etmez mi?
Benzetme;
Pişekar – Ne düşkünü?
Kavuklu – Senin gibi bir tımarhane düşkünü
Kavuklu – “ihtiyar” da söz mü? Bir patlıcana dört değnek sok, işte bizim beygir.
I.Zenne – O kör olası her şeyi yapar eder, sonra da zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkar.
Yanlış anlama;
Pişekar – Hayır, efendim;bendeniz bu mahallenin muhtarıyım.Bir müşkülünüz mü var?
Kavuklu – Bizim yok ama burada bir düşkün var.
Pişekar – Ne düşkünü ?
Kavuklu – Senin gibi bir tımarhane düşkünü
Pişekar – Edendim, “Bir müşkülünüz mü var?” dedim, yani bir işiniz mi var?
Kavuklu – Evet, bir dişimiz var, iki babamız.Sen bizi hindi çoban mı zannettin?
Anlamamazlıktan gelme;
Pişekar – Adını öğrenmek istiyorum.Adın ne ?
Kavuklu – Ali.
Pişekar – Nasıl ali ?
Kavuklu – sade ali
Pişekar – Maşallah, Sade Ali Efendi
Kavuklu – Pederi tanır mısın?
Pişekar – hayır
Kavuklu – Peynirli pide.. Ulan, biz börek sülalesinden miyiz? Niçin bana “Sade Ali Efendi” diyorsun?
5.. Orta oyunu “Halk tiyatrosu geleneği” ne bağlıdır.
6..
Pişekar – Karagöz oyunundaki Hacivat’ın karşılığıdır. Pişekar, Orta oyununda “oyun başı” dır.Oyunu o açar, o yürütür, o kapar. Pişekar hem oyuncu hem sahneye koyucu, hem de yazar gibi davranır. Pişekar’ın kılığı şöyledir: “ dört renkli ve dört dilimli bir külah, kenarında dışından kalanmış dört parmak kürklü bir cübbe, altında aynı renkte bir çakşır, bir enterai vaya bir mintan ve çedik papuçtan ibarettir.
Kavuklu – Karagöz oyunundaki “Karagözé ün karşılığıdır. Kavuklu, Orta Oyununun “baş komik” idir, Pişekar’la birlikte asıl oyuncudur. Pişekar’dan bir ev ya da dükkan kiralar ve oyunun sonuna kadar orada kalır. Kimi zaman Pişekar’la, kimi zaman öteki oyun kişileriyle sürekli ilişki halindedir. Oyuna girdiği andan itibaren komedi öğesi bu aktörün üzerinde toplanır.Oyun kişileriyle olan söyleşmelerinde “ters anlama”, “anlamamazlıktan gelme”, “anlamadan anlamış görünme”, benzetme gibi söz oyunları, çedik pabuç üzerine giyilen arkalıksız terliği sektirmek, düşecekken toparlanmak, kavuğu düşürmeden oynatmak ve sonra başı hızla hareket ettirerek eski durumuna getirmek gibi hareket ustalıkları ile bu rol, hem doğaçlama yeteneği, nüktedanlık hem de çeviklik gerektirir.Oyunun diğer kişilerinin güldürme gücü, Kavvuklu’ya çatmakla belirir. Kavuklu’nun kılığı şöyle anlatılır:”Başına abani sarıklı, dilimli kavuk, sırtına kırmızı çuhadan cübbe, bunun altına uzun boy entarisi giyer ; cübbenin altına, entarisinin üstüne beline şaldan kuşak bağlar, entarinin iki ucunu kaldırıp, beline sokar.Yarı belden aşağıya çakşır giymiş olduğu görülür.Ayağında çedik pabuçlar vardır.
Çelebi – çelebi tipi, “kendisine hizmet edilen adam” tpidir.Her zaman zengin bir mirasyedi, tanınmış bir ailenin tek varisi durumunda bulunur.Terbiyeli, nazik, ince zevk sahibi, ve şık olmasının yanında züppe ve zampara olarak gösterilir. Çlebinin kıyafeti dönemin modası ile yakından ilglidir.
Zenne – Orta oyununda her yaşta, her mizaçta, her sosyal konumda zenne(kadın) tipi, bazen kalabalık gruplarla, bazen bir-iki kişi olarak temsil olunur.
Sarhoş – Matiz, sarhoş tipidir. (Çingenece matto =sarhoş) Matizler kimi oyunlarda Zeybeklerden ya da Efelerden baskın çıkarlar.Görünüşü korku, yılgı verici olmakla birlikte kendisini pek önemsemeyen olmaz.En büyük özelliği gözdağı vermek, sindirmek, kaba kuvvettir.Daha çok İstanbul ağzı kullanır, cıvık, peltek bir konuşması vardır.Kıyafeti: Dizden itibaren ayak bileklerine doğru darlaşan, üst tarafı bol, yan dikilerinin üzeri, dize kadar işlenmiş bir pantolon giyer.Üzerinde yakasız bir mintan, belinde kuşak ve kısa cepken bulunur.Cepkenin göğsü, yakası ve kol ağızları işlenmişrütir.Başında etrafına sarılmış, keçeden bir külah bulunur.Belinde, kuşağına sokulu büyük bir kama vardır.
Tuzsuz – Öldürdüğü kişilerle övünür.Her zaman ve herkesle dövüşmeye hazırdır.
Külhanbeyi – Çoğu kez tulumbacıdır.Yere tükürür, bıyık burar, fesini yana eğer. Mani okur ve argo konuşur.Adı “Yanbastı Ali, Gevşek Mehmet ya da Çağanoz Salih”tir.Yan yan, çarpık, yalpa yaparak, nara atarak yürür.Kıyafeti: (Çivi baskını oyununda)Fesinin üzerine yazma yemeni sarılıdır.yarım Fransız pantolan giymiştir.Arkası basık, yumurta ökçeli İskarpinleri vardır.Göğsü açık, kolları sıvalı mintan üzerinde ceketini omzuna atmıştır.
Zeybek Efe – Haybetli görünüşleriyle, haydutluk efsanelerinin temsilcileri olarak görülürler.Kıyafeti:Mintan ve dize kadar bol şalvar üzerine cepken giyer.Belinde kuşak sarılıdır.Başında, etrafına dolanmış, kırmızı külah, ayğında çizme bulunur.Cepkan tamamen, şalvarında diz üzerine gelen bölümü nakışlıdır.Belinde, kuşağın arasına sokulu olarak, kama, piştov gibi silahlar taşır.
Cüce yada Kambur – Bu oyuncu, Kavuklu ile birlikte ve onun arkasından yürüyerek meydana geldiği için kendisine “Kavuklu arkası” denir.Çoklukla Kavuklu gibi fdakat onu gülünçleştirecek biçimde giyinir.Sırtında bir zenbil, elinde bir fener vardır.Çoklukla Kavuklu’nun oğlu, “emeksiz” denilen evlatlığı ya da komşusunun çocuğudur.
Denyo – Denyo (çingenece Denilo ya da Denyo), ruhsal hastalığı olan, aptal bir tiptir.Bir İstanbul mahallesinde halkın merhametine sığınmış, mahallenin acıma duygusu ve hoşgörürlüğü karşısında bu duyguları istimrar edecek kadar şımarmış ve yüzsüzleşmiş, küfübaz, küstah bir mahalle çocuğudur.Çogu kez başında önü yırtık, kulaklarına kadar geçmiş bir fes vardır.On-on beş parçadan oluşan donunun uçkurları ensesinden bağlanmıştır, ayağının birinde tarkunya, ötekinde eski bir terlik bulunur.Ucuna ip bağlı bir araba sürükler, kimi bir elinde bir Karagöz, öteki elinde bir Hacivat taşır.
Anadolulu – Rumelili kişiler – Türk ya da hırbo adıyla anılan Kastamonulu, Bolulu ile Kayserili, Eğinli, Rumelili (muhacir), laz, kürt bu guruba giren kişilerdir.Bunlar kendi yöresel özelliklerini, kıyafetleri, konuşmaları ile ön plana çıkarlar.
Müslüman azınlıklar – Arnavut, acem, arap bu guruba girer.Milletlerine ait özelliklerle ön plana çıkarlar.
Yahudi – Korkaktır, Kavuklu uzaktan dayak atar gibi yaptığında Yahudi gerçekten dayak yemiş gibi bağırır.Yaygaracıdır.Çoğu kez meydana elinde Tevrat okuyarak gelir, sağa sola okuyarak üfler.Kıyafeti:Başı hafif bir sarık ile örtülüdür, şalvar üzerine entari, belinde kuşak, gözünde gözlük, ayaklarında çedik pabuç vardır.
Ermeni – Çoğu kez udla gelir.Müzik, şiir gibi güzel sanatlardan hoşlanır, soylu, güngörmüş, başkalarını küçümsemeyen tavırlıdır.Kıyafeti:Ceketi, pantolonu ve yeleği siyah kumaştan yapılmış, ceketinin etekleri dizlerine kadar uzun bir giysi giyer.Beyaz gömleğinin yakasına, küçük, siyah bir papyon bağlamıştır.Başında fes, elinde ince bir baston ve ayaklarında parlak iskarpinler vardır.
Yahudi Rum – Frenk’e Orta oyunu argosunda Balama denir.Balama, polka oynayarak oyuna girer.Doktorluk ve eczacılık yapar.Adı çoğu kez Nikolaki, Apostol, Gerkidis, Hıristaki Efendi, Niko, Kiryako olur.Kıyafeti: (çivi baskısı oyununda) Beyaz kolalı gömlek, yakası çok büyük ve uzun, kırmızı bir gravat ile süslenmi. Uzun bir silindir şapka, ayağında uzun burunlu iskarpin, üzerinde beyaz getr.Elinde ince, uzun baston vardır.
ANLAMA YORUMLAMA
1. SAHNE: Modern tiyatro: Her oyuna göre değişen, zengin dekor kullanılan bir sahne vardır.
Karagöz: Deriden kesilmiş insan, hayvan, bitki, eşya vb. birtakım şekillerin arkasından ışık verilecek beyaz bir perde üzerine yansıtılması ile sahne ortaya çıkar.
Meddah: Her hangi bir sahne olmadan seyirci karşısında oynanır.
Orta oyunu: Etrafı seyircilerler çevrilmiş, üstü açık bir alanda oynanır.Standart özellikleri sahip sahne unsurları vardır.
MÜZİK:
Modern tiyatro: Her zaman ve her çeşit müzik kullanılabilir.
Karagöz: Tef ve nareke kullanılır.Ahenkli bir şekilde semaiş okunur.
Meddah: Müziksiz gerçekleştirilir.Taklit yaparken herhangi bir müzik aletinin sesi taklit edilebilir.
Orta oyunu: Müzik vardır.Daha çok Zurna, Pişekar’ın elinde tuttuğu iki dimili, birbirine çarpıp ses çıkaran şakşka kullanılır.
TİPLER:
Modern tiyatro: Oynanan esere göre değişir.
Karagöz: Hiç değişmeyen belli özellikleri olan tipler vardır.
Meddah: Meddah genellikle aynı özellikleri taşıyan tipleri canlandırır.
Orta oyunu: hiç değişmeyan belli özellikleri olan tipler vardır.
DEKOR:
Modern tiyatro: her oyuna ve oyunun her sahnesine göre değişen dekor kullanılır.Kullanılan dekor profesyonelce hazırlanmıştır.
Karagöz: oyun başlamadan önce perdeye çiçek dolu saksı, ağaç, fıskıyeli havuz, kalyon, Zümrüdüanka, gemi, denizkızı, çalgıcılar vb. den oluşan bir göstermelik (yada gösterme) yerleştirilir.
Meddah: Dekor yoktur.
Orta oyunu: Belirli dekorlar kullanır. Kapı: oyuncuların meydana girip çıktıkları bölümdür. Dükkan:Kavuklu’nun iş yeridir. Yeni dünya:Çoğu zaman ev bazen de hamam ve vb. olarak kullanılır. İçine giren oyuncuların her yandan görülebilmesi için, yenidünyanın her tarafı açıktır.Önceleri oyun gece oynandığı taktirde, palanga sırıklar üzerine konulan meşaleler, daha sonraları cam fenerler ve lüks lambaları ile aydınlatılırdı.
2..
TÜRK TİYATROSU 1=Geleneksel Türk tiyatrosu- Karagöz - Orta oyunu - Meddah - Köy seyirlik oyunu
2=Modern Türk Tiyatrosu- Komedi- Trajedi - Dram
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 1.. E 2.. A 3.. B 4.. E 5.. C 6.. B 7.. E 8.. C 9.. C 9.. Yanlış Doğru Doğru Doğru Doğru Yanlış
10.. Şeyh Muhammet Küşteri Hacivat / semai Fasıl Şaman
11.. Doğru Yanlış Doğru Yanlış Doğru
12.. Hacivat ve Pişekar benzer kişilik özellikleri gösterir.İkisi de medrese eğitimi görmüş, kurnaz, çıkarlarını düşünen, nezaket düşkünü gibi özelliklere sahiptir.
Karagöz ve kavuklu da benzer kişilik özellikleri gösterir.İkisi de rahat, kalbinden geçeni söyleyen, parasız, gözü pek, umursamaz, gibi özelliklere sahiptir.
- Öğretici Metinler –
LATİFİ TEZKİRESİ
1.)Latifi, Tezkeresini oluştururken şunları yapmıştır:
-Osmanlı ülkesinde yetişen bilgili, güzel söz söyleyen veya başka bir ülkede doğup Türk şairleri yoluna giden şairleri tespit etmiştir.
-Osmanlı ülkesi şairlerin eşsiz şiirleriyle tanınan, halkın dilinde şiirleri ve adları dolaşanlarla, defter ve divanıyla tanınıp şöhret olmamış fazileti şairleri tespit etmiştir.
-Şairlerin değerini, liyakat, kudret ve yeterliliklerini belirlerken sanattan anlayan dostlarının düşüncelerini ve bilgili kişilerin ortak kanaatlerini dikkate almıştır.
-Şairlerin birbirlerinden meziyet ve üstün tutulma sebeblerini araştırmıştır.
-Şairlerin edebi sanatların hangisi üzerinde başarılı olduklarını ve ustalık alanlarını öğrenmiştir.
-Şairlerin ne zaman doğduğunu, nerede yetiştiğini tespit etmiştir.
-Şairlerin şiir ve inşa alanında divan, risale, mesnevi ve makale olarak neleri yazdıklarını tespit etmiştir.
-Şairlerin yazdım diye bildirdiği eserlerin, kendi telefi, kendi buluşu veya başka bir dilde yazılmış eski şairlerin eserlerinden, tercüme, çalıntı yahut iktibas olup olmadığını tespit etmiştir.
-Her bir sanatçının meydana getirdiği eserleri ve yazdığı şiir ve beyitleri çalışıp çabalayarak bir bir bulmuştur.
-Türkçede şiir ve nesir olarak yazılmış ne kadar divan, risale, mesnevi ve makale varsa hepsini inceden inceye gözden geçirmiştir.
-Uzun bir sürede yaşlı, bilge kişilerden ve edebiyatla ilişkisi olanlardan sorup bazı bilgiler öğrenmiştir.
-Bilgin sohbetlerinde, beliğ kişilerin toplantılarında mahal ve münasebetle okunan renkli gazelleri, dostların gönül sayfalarında ve kültürlü kişilerin içlerindeki defterlerde yer alan seçkin şiirleri, Osmanlı ülkesi şairlerinin eserleriyle bir araya getirip her birinin güzel matlalarını, beğenilen matlalarını, renkli ve makbul mesnevilerini, zevkle dinlenen manevi beyitlerini, yararlı müfredlerini ve rubailerini, nazik latifelerini, şairlerin birbirleriyle yapılmış olan güzel şakalaşmalarını bu tespit etmiştir.
2.) Latifi’ye göre şiir: edebi zevk verebilen, içinde güzel söz kalıplarını ve anlatımları barındıran, özgün nitelikler taşıyan özelliklere sahip olup, farklı türlerde yazılmış olmalıdır.
Latifi’ye göre şair bilgili olmalı ve güzel söz söyleme yeteneğine sahip olmalıdır.Ayrıca şairlerin eşsiz şiir yazma yeteneği, şiir yazmada belli bir üstün yönü olmalı, başkasını taklit etmemelidir.
Latifi’nin şiir hakkındaki düşünceleri isabettir, bu düşüncelere katılmamak mümkün değildir.
3.) Yardımcı düşünceler
-Mir Süleyman Şah’ın maiyetindeki şairlerden ve o dönemin bilgili kişilerden olduğu
-“İskendername” adlı eserinde, Batıni ilimlerden, afaki ve enfüsi teşbih ve temsil ile geometri, astronomi, yıldızlar ilmi ve hikmetten çok mana ve marifeti bir araya getirip kullandığı
-Yazdığı eserin çağının ileri gelenlerine sunulduğu ve hiç kabul görmediği
-Şeyhi’nin adına bir kaside yazdığı
-Şiirinden anlayan nüktedan kişiler tarafından itibar görmediği
-Mir Süleyman adına mürettep divanı, çok sayıda kaside, terci, gazel ve Farsça tercümesi bulunduğu
En Kapsamlı Yargı
Şiir ehliyetine, gazelleri marifetine göre değildir.
4.) Latifi Ahmedi’yi edebi bakımdan değerlendirmeye çalışmıştır.Ahmedi ile ilgili yargılara varırken deliller göstermiştir.Bütün bunlar dikkate alındığında Latifi’nin eserini, Ahmedi’yi yermek ya da övmek amacıyla değil de onun hakkında tarafsız bir gözle bilgi vermek amacıyla yazdığını söyleyebiliriz.
5.)
AHMEDİ
Memleketi=>Sivas Yaşadığı Dönem=>Murat Han Gazi Devri İlmi Yönü=>Geometri,Astronomi,Yıldızlar İlmi ve Hikmetten anlıyor Şairlik Yönü=>Edebi yönü zayıftır, şiirleri zayıftır Şairin Hayatından Bir Kesit=>Şiirlerinin beğenilmemesi ve Şeyhi’nin onun adına bir Kaside yazması Devrin Sanat Bilinci=>Şair edebi açıdan özgün, üstün, nitelikli ve estetik olmalıdır. Eserleri ve Eserlerinden Örnekler=>Divan’ından ve İskendernamesinden örnekler verilmiştir. Sonuç=>Şiiri ehliyetine, gazelleri marifetine göre değildir.
6.a)
Tezkirelerin Kapsamı
-Şairlerin Edebi yönü
-Şairlerin hayatından önemli kesitler
-Şairlerin hayatı
-Şairlerin ilmi yönü
--Dönemin sanat anlayışı
-Eserlerden örnekler
b.)Tezkireler aslında bir yönüyle anlattıkları dönemin Edebiyat tarihini ifade eder.Çünkü her ne kadar edebiyat tarihi Tezkirelere göre olaylar ve durumlara daha geniş pencereden baksa da tezkirelerle kapsam bakımından benzerlik göstermektedir.Edebiyat tarihi de tezkireler gibi dönemin sanat anlayışını, sosyal ve siyasi yönlerini, edebi türlerin gelişimi, sanatçıların hayatı ve edebi yönünü ele alır.
7.a) Bu paragraf, metinde Ahmedi’nin anlatıldığı bölümün ilk paragrafının ilk yedi satırıdır.
b.) 16. yyda bu metin okunduğunda anlamını bilmediğimiz kelimelerin çoğunlukla olduğu ortaya çıkar.Bunun nedeni metinde Arapça ve Farsça kelimelerin oldukça fazla kullanılmasıdır.Ayrıca metine bulunan ve bugünkü Türkiye Türkçesinde kullanılan kelimelerde ses değişikleri de meydana gelmiştir.Ünlülerdeki yuvarlaklaşma temayülü de yine önemli bir özelliğidir.
8.)Tezkire Latifi’nin, araştırmaya meraklı, bilgili, kültürlü, edebi zevki ve kültürü olan, ön yargılı hareket etmeyen, ilim yolunda sabır gösterebilen bir kişi olduğunu göstermektedir.
|
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
11/5/2008 - edebiyat çalışma kağıdı
EDEBİYAT ÇALIŞMA KAĞIDI
1- 1. siham-ı kaza 2. hüsn ü aşk 3. hayrabad 4. risaletü’n-nushiyye 5. hayriyye Yukarıdaki eselerin kime ait olduklarını yaznlarına yazınız. Cevap: 1. siham-ı kaza: nefi 2. hüsn ü aşk: şayh galip 3. hayrabad: nabi 4. risaletü’n-nushiyye: yunus emre 5. hayriyye: nabi
2- yunus emre ile fuzulinin ortak özelliklerinden 4 tanesini yazınız. Cevap: ilahi aşkı konu edinmişlerdir. Lirik bir söyleyişe sahiptirler. Mesnevi türünde eserleri vardır. Kendinden sonraki şairler üzerinde etkili olmuşlardır.
3- nedimle ilgili 4 maddelik bilgi veriniz. Cevap: 18. yüzyıl şairidir. Şarkı türünün en ünlü şairidir. Aşk, şarap, hayattan zevk alma temalarını işlemiştir. İstanbul Türkçesini divan edebiyatında başarıyla kullanmıştır.
4- divan edebiyatı nesrinin özellikleri hakkında bilgi veriniz. Cevap: yazı dilinin konuşma dilinden ayrı ve ağır olması. Süslü, sanatlı bir dili benimsemesi. yabancı sözcüklere yer verilmesi. Cümlelerin genellikle çok uzun olması.
5- ümidimiz bu ölürsek de biz, yaşar mutlak vatan sizinle şu zindan karanlığından uzak bu dizelerdeki söz sanatlarını bulunuz. Cevap: istiare, tezat
6- kimi zaman baş yetmez ellerden yardım alırız bu dizelerdeki ‘ellerden’ sözcüğündeki söz sanatını bulunuz. Cevap: tevriye
7- murabba nazım biçimi hakkında bilgi veriniz. Cevap: 3-7 dörtlükten oluşur. Uyaklanışı aaaa, bbbb, cccc…. şeklindedir. Konusu felsefi düşünceler ve aşktır. Şarkının bestelenmiş halidir. Ünlenen şairi Namık kemaldir.
8- aşık tarzı halk edebiyatının özelliklerinden 4 tanesini yazınız. Cevap: 16. yüzyıldan sonra ortaya çıkmaya başlamıştır. Hece ölçüsü kullanılmıştır. 3 veya 5 dörtlükten oluşur. Halk ozanları tarafından söylenen ve saz eşliğinde bestelenen şiirlerdir.
. 9- ekin ektim bitmiyor, boya vurdum tutmuyor, aramızda dağlar var, elim yare yetmiyor
şekerli yemek yaptım, boğazımdan gitmiyor. Yukarıdaki maninin çeşidi belirleyerek özelliklerini yazınız. Cevap: artık manidir. Özellikleri: tam maniye eklenmiş olan biri bağımsız diğeri tam maniye bağımlı olan iki dizeden oluşur. Uyaklanışı aa, ba, ca… şeklindedir.
10- halk edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladığı deftere………. (cönk) denir budalaname………….(kaygusuz abdal) ın eseridir. Gazelin uyaklanışı…………(aa, ba, ca…) şeklindedir Baki………………..yüzyıl şairdir.(16. yüzyıl) Tasavvuf edebiyatının ilk şairi…………..( hoca Ahmet yesevi) dir. Peygamberleri övmek için yazılan kasidelere……….(naat) denir. Hüsrev ü şirin mesnevisi…………….eseridir.(şeyhinin)
11- aşık tarzı halk edebiyatı türlerini yazınız. Cevap: koşma, semai, destan, varsağı
12- tasavvuf edebiyatı nazım biçimleri nelerdir? Cevap: ilahi, nefes, methiye, deme, devriye, nutuk, şathiye
13- ilahi hakkında bilgi veriniz. Cevap: 8 li hece ölçüsüyle yazılır. Allah aşkı konu edinir. Nazım birimi dörtlüktür.
14- dinleyin ağalar mehdin eyleyim elma yanaklımın, kara kaşlımın o gül yüzlerine kurban olayım gel gerdanlımın da sırma saçlımın bu dörtlüğün nazım birimi aşağıdakilerden hangisidir? A) mani B) semai C) ilahi D) varsağı E) koşma Cevap: E
15- hem anonim halk edebiyatında hem de aşık edebiyatında görülür. Toplumu etkileyen olaylar abartılı biçimde anlatılır. Genellikle uzun şiirlerdir. Bu parçada sözü edilen tür, aşağıdakilerden hangisidir? A) ilahi B) varsağı C) mani D) destan E) semai Cevap: D
16- aşağıdaki nazım biçimlerinden hangileri yalnızca beyit birimiyle yazılabilir? A) gazel- kaside- müstezat B) kıt’a- rubai- şarkı C) mesnevi- kıt’a- şathiye D) murabba- rubai- gazel E) kaside- gazel- murabba Cevap: A
17- sevgi ve güzellik konulu bir koşma türü olan ………….. en çok Karacaoğlan tarafından kullanılmıştır. Yiğitlik ve savaş konularını işleyen ………… en çok Köroğlu tarafından kullanılmıştır. Halk edebiyatında kişilerin ve toplumun aksayan yünlerini işleyen …………… divan edebiyatında hiciv olarak adlandırılır. Sevilen bir kişinin ölümü üzerine söylenen …………….. divan edebiyatında mersiye olarak adlandırılır. Boşlukları doldurunuz. Cevap: 1. boşluk: güzelleme, 2. boşluk: koçaklama, 3. boşluk: taşlama, 4.boşluk: ağıt
18- semainin özelliklerini yazınız. Cevap: 8 li hece ölçüsü kullanılır. Dörtlük sayısı 3-6 arasında değişir. Sevgi, gurbet, doğa gibi konuları ele alır. Özel bir beste ile söylenir
19- boş bir gece, rüya doludur sandığımız Hala bizi korkutmada yalnızlığımız Issızlığın ortasında bir çizgi bile Olmaktan uzak, ıssızlığımız, çığlığımız Bu dörtlüğün nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir? A) mesnevi B) gazel C) rubai D) ilahi E) kaside Cevap: C
20- aşağıdakilerden hangisi hal edebiyatı şairi değildir? A) Süleyman çelebi B) dertli C) gevheri D) seyrani E) kayıkçı kul Mustafa Cevap: A
21- I. Anonim halk edebiyatı nazım ürünüdür. II. Genellikle 7’li hece ölçüsüyle söylenir. III. İlk iki dize doldurmadır, asıl olan son dizelerdir. IV. Son dörtlükte şairin mahlası bulunur. V. Yalnızca aşk üzerine söylenir. Yukarıda mani için verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri yanlıştır? A) I ve IV B) II ve IV C) I ve II D) I ve III E) IV ve V Cevap E
22- Çukurova bayramlığın giyerken Çıplaklığın üzerinden soyarken Şubat ayı kış yelini koğarken Cennet demek sana yakışır dağlar Yukarıdaki dörtlük aşağıdaki nazım türlerinden hangisine örnektir? A) Koçaklama B) Güzelleme C) Ağıt D) Devriye E) Taşlama Cevap B
23- Aşağıdakilerden hangisi türküler için söylenemez? A) Özel bir ezgisi vardır. B) Hece ve aruz ölçüsü ile yazılabilir. C) Anonim halk edebiyatı nazım şeklidir. D) Aşk, kahramanlık, gurbet konularında yazılabilir. E) Bent sayısı 3 ile 6 arasında değişir. Cevap B
24- Aşağıdakilerden hangisinde koçaklama şiirleriyle ünlü iki şairimiz bir arada verilmiştir? A) Karacaoğlan – Yunus Emre B) Yunus Emre – Mevlana C) Dadaloğlu – Karacaoğlan D) Mevlana – Dadaloğlu E) Hacı Bektaş- ı Veli – Dadaloğlu Cevap C
25- I. Uyak örgüsü II. Konuları III. Hece ölçüsü IV. Dörtlük sayısı V. Anonim olması Yukarıdakilerden hangisi koşma ile türkünün benzer özelliklerinden biri olamaz? A) V B) IV C) III D) II E) I Cevap A
26- "....... , şekil olarak koşmaya benzer. Maniye benzeyenler de vardır. Genellikle 11'li hece ölçüsüyle yazılır. Anonimdir. Ezgiyle söylenir. Aşk, savaş, kahramanlık konuları işlenir." Yukarıdaki parçada bahsedilen nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?
A) Semai B) Türkü C) Ninni D) Tekerleme E) İlahi Cevap: B
27- I. Özellikle aşk, güzellik, ve içki konusunda yazılır. II. Beyit sayısı 5 ile 9 arasında değişir. III. Uyak düzeni, aa ” bb ” cc ” dd -” şeklindedir. IV. İlk beyitine matla, son beyitine makta denir. V. Tasavvuf edebiyatındaki ilahiyle biçim ve içerik bakımından aynıdır. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangisi gazel için söylenemez?
A) III. ve V B) III. ve IV C) III ve V D) II ve IV E) II. ve IIII Cevap: A
28- methiye ve nutuk anonim halk edebiyatı ürünüdür(…) Koşma 11 li hece ölçüsüyle söylenir(…) Divan şiirinde dil süslü ve sanatlıdır(…) Methiyeler lirik bir şekilde söylenri(…) Cevap: yanlış, doğru, doğru, doğru
29- gevheri, seyrani, sümmani’yi an Ömer gibi ağla, kerem gibi yan Bu dizelerde hangi edebi sanat vardır? Cevap: telmih
30- aşağıdaki eserlerden hangisi fuzuliye ait değildir? A) Leyla ile macnun B) şikayetname C) hüsn ü aşk D) beng ü bade E) hadikatü’s Süeda Cevap: C
31- Dadaloğlu'ndan "Belimizde kılıcımız kirmanî . Taşı deler mızrağımın temreni Hakkımızda devlet etmiş fermanı Ferman padişahın dağlar bizimdir" Yukarıdaki dörtlüğün ölçü,uyak şeması,uyakları, nazım şekli ve nazım türünü belirtiniz. CEVAP: a -------- kirmanî (-anı) Zengin a -------- temreni Uyak b -------- bizimdir a -------- fermanı Ölçü: 11'li hece ölçüsü Nazım şekli: Koşma Nazım türü: Koçaklama
|
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
11/5/2008 - 205-206-210-213-215-216-217
SAYFA 205
1) Latifi, tezkiresini oluştururken Osmanlı ülkesinde yetişen bilgili, güzel söz söyleyen veya başka bir ülkede doğup Türk şairleri yoluna giden şairleri tezkiresine almıştır. Tezkiresine aldığı şairlerin meziyetlerinin ve üstünlük sebeplerinin neler olduğunu, hayat hikayelerini, eserlerini, eserlerinin özgün olup olmadığını araştırmıştır.
2) Latifi’ye göre şiir, edebi açıdan üstün, edebi zevke hitap eden, özgün buluşlarla zenginleştirilmiş, edebi sanatlar bakımından da iyi işlenmiş olmalıdır. Şair de bilgili, güzeli ve çirkini ayırt edebilen, kültürlü, şiir üzerine bilgisi iyi olan, zarif bir insan olmalıdır. Latifi’nin bu düşünceleri şiire ve şaire edebi açıdan bir yaklaşım olduğu için bu düşüncelere katılmamak mümkün değildir.
3) Ahmedi hakkındaki en kapsamlı yargı; “Şiiri ehliyetine, gazelleri marifetine göre değildir.” yargısıdır. Latifi bu yargıyı verirken ilk olarak Ahmedi’nin hangi bilim dallarında bilgili olduğundan, yazdığı eserlerinin şiir meclisinde itibar görmemesi dolayısıyla Şeyhi ile münasebetinden ve eserlerinden verdiği örneklerden sonra sonuca olaşmıştır.
4) Latifi, tezkiresini Ahmedi’yi övmek veya yermek için yazmamıştır. Sadece, Ahmedi’yi edebi bakımdan tarafsız bir değerlendirme yaptığını gösterir.
5) Ahmedi-Sivas-Murat Han Gazi devri-Batınî ilimlerde bilgilidir (Geometri, tıp…)-Şiirlerinde güzellik yoktur. Edebi yönü zayıftır-Şiirlerinin beğenilmesi, Şeyhi’nin onun adına bir kaside yazması-Şiir üstünlük, estetik ve edebi açıdan eşsiz olmalıdır-Divan’ından, İskendername’den örnekler vermiştir-Şiir ehliyetine, gazelleri marifetine göre değildir.
6.a) Şairlerin hayatı – Şairlerin ilmi yönü – Şairlerin edebi yönü – Devrin sanat anlayışı – Eserlerden örnekler
b) Tezkirelerin ve edebiyat tarihinin devrin sanat anlayışını, şairlerin hayatını, ilmi ve edebi yönlerini incelemeleri ve eserlerinden örnek vermeleri bakımından aralarında benzerlik vardır. Tezkireler için, döneminin edebiyat tarihleri olduğu söylenebilir.
SAYFA 206
7.a) Alınan paragraf tezkirede Ahmedi’nin anlatıldığı kısmın ilk paragrafından bir bölümdür.
b) Alınan paragrafta günümüz Türkçesine göre bazı ses değişimlerinin olduğu görülmektedir. .beg : bey .di : de- .it : et- .ol : o Bunun dışında Arapça ve Farsça sözcüklerin kullanıldığı, düz yazı dilinin de sade olduğu görülmektedir.
8) Tezkire, Latifi’nin bilgili ve kültürlü, şiir sahasında edebi kültürü ve zevki olan birisi olduğunu göstermektedir.
9) Okuduğumuz ve beğendiğimiz şairlere yer verirdik.
SAYFA 210
1) Evliya Çelebi, rüyasında Hz. Peyagmber’i görmüş, “Şefaat Ya Resulullah” yerine “Seyahat Ya Resulullah” deyince yollara düşmüştür.
2) Evliya Çelebi şöyle bir yöntem izlemiştir: -Ulaşılmak istenen yere gidiş için yapılanlar -Ulaşılan yerin dış görünümünün tanıtımı -Ulaşılan yerin tarihi ile ilgili bilgi verilmesi -Ulaşılan yerde dikkati çeken mekanların tanıtımı -Ulaşılan yerdeki insanların tanıtımı -Dönüş yolculuğunda görülen yerlerin anlatılması -En sonunda eve ve ev halkına ulaşma
3) (Bu sorunun cevabını metni okuyarak yapabiliriz.)
4.a) Bazı sözcüklerde ses değişimlerinin olduğu görülmektedir. Bunun dışında son derece sade bir dil kullanılmıştır. Ayrıca yerel ağız özellikleri de (Erzurum ağzı) yansıtılmıştır. .Kandan : nereden .Anda : onda, orada yigirmi : yirmi .tokuz : dokuz
b) şita: kış kân: maden ocağı; bir şeyin kaynağı müşebbek: şebeke haline sokulmuş olan, ağ ve kafes gibi örülmüş olan vefret: çokluk, bolluk badıncan: patlıcan vasi’atü’l aktar: tarafları, yanları geniş olan rahisatü’l es’ar: yiyeceği, içeceği ucuz efvah-ı nas: halkın ağzı, lisanı darb-ı mesel: atasözü berf: kar zalûm: çok zalim olan sâkin: oturan, ikamet eden
5) En ünlü gezginimizdir. – Eserinde sade bir dil kullanmıştır. – Anlatımı içten, sıcak, biraz da abartılıdır. – Seyahatname’si türünün en önemli eseridir.
SAYFA 213
1) İnsan: Nakış – Küçük alem – Şehir – Bitki – Melek - Hayvan
2) Şekle göre insan, hayvan ile melek arasında yer almaktadır. Bunlardan herhangi birisine dahil olmak insanın kendi elindedir.
3) Hipokrat “İnsanlık nedir?” sorusuna “Yüksek mevkide iken tevazu göstermek, fakir olduğu halde cömertlik etmek ve başa kakmadan iyilikte bulunmaktır.” diye cevap vermiştir. Bu tanıma katılmamak mümkün değildir.
4) Katip Çelebi, şekildeki gibi sıralama yapsaydı; önce soyut bir kavram olan “insanlık”tan başlayacak, insanın varlık olarak ne gibi ayrıcalıklarının olduğu belirterek “insanın imtiyaz”ını belirleyecek buradan “insan”ı varlık olarak ele almış olacaktı. En sonunda da “insanın üstünlüğü”nün sebeplerini açıklayacaktı. Bu sıralama soyuttan somuta doğru bir gidişi göstermektedir.
5) Ruh, akıl, öfke, dimağ gibi soyut kavramları vali (ruh), vezir (akıl), münafık vezir (öğüt), hazinedar (dimağ) gibi somut kavramlar kullanarak somutlaştırmıştır. Bunun sebebi anlatılanların zihinde daha iyi canlanmasını sağlamaktır.
6) Yazar, düşüncelerini ispat etmek için pek çok benzetmenin yanı sıra, ayetlerden ve Hipokrat’tan örnekler vermiştir. Bunları kullanmasının nedeni de anlatılanların zihinde daha iyi canlanmasını sağlamaktır.
7) İnsan: İnsan küçük alemdir ve büyük alemde ne varsa onda vardır. İnsanın Üstünlüğü: İnsan, ruh ve beden bakımından bütün hayvanlardan üstündür. İnsanın İmtiyazı: İnsan, insan olmakla kainatın en üstün yaratığı olmuşsa da bu şarta bağlıdır, insan bu şarta riayet etmekle insandır, bu da ilim ve sağlam ameldir. İnsanlık: İnsana mahsus olan zati faziletlerin bütünüdür.
8) İnsanın melek gibi olabileceği gibi, hayvan gibi de olabileceği yönündeki tespitidir.
9) Günümüzde yaşasaydı “insan” kavramıyla ilgili olarak yaptığı tespitlere dünyanın değişen ve gelişen bir o kadar da insan için zararlı hale gelen yapısının etkisini de dahil ederek değerlendirmelerde bulunurdu.
SAYFA 215
Tarih Sade Nesir: Ziyafet-i Sultan Ahmed Han, Serdari-i Mehmed Paşa, Koçi Bey Risalesi. Sanatkarane Nesir: Hamse
Seyahat Sade Nesir: Seyahatname Sanatkarane Nesir: (Boş bırakılacak)
Tezkire Sade Nesir: Latifi Sanatkarane Nesir: (Boş bırakılacak)
İlmi Eser Sade Nesir: Tuhfetü’l-ahyar Sanatkarane Nesir: (Boş bırakılacak)
Dini Eser Sade Nesir: (Boş bırakılacak) Sanatkarane Nesir: Dürretü’t Tac
Mektup Sade Nesir: Şikayetname Sanatkarane Nesir: (Boş bırakılacak)
2) Nergisi’nin Hamse’sinde seci daha yoğundur. Çünkü Nergisi anlatımdan çok sanat göstermeyi amaçlamıştır. Bu nedenle anlam ikinci plana itilmiş, ahenk ön plana çıkmıştır.
3) Örnekleme Amacıyla Yazılanlar: Seyahatname-Latifi Tezkiresi-Serdari-i Mehmed Paşa-Koçi Bey Risalesi-Tuhfetü’l ahyar-Naima Tarihi
Öğretmek ve Sanat Yapmak Amacıyla Yazılanlar: Şikayetname-Durretü’t Tac-Hamse
4) Sade Nesir: Cümleler kısa ve açıktır. Bilgi vermek ve bir düşünceyi ifade etmek amacıyla yazılır. Dini, tasavvufi, tarihi, kültürel, ilmi ve edebi konularda yazılmıştır.
Sanatkarane Nesir: Arapça ve Farsça sözcükler boldur. Seci boldur. Amaç sanat yapmaktır. Bazı tarih, ahlak eserleri bu nesir türüyle kaleme alınmıştır.
SAYFA 216
Ölçme ve Değerlendirme 1-E 2-C 3-B 4-A 5-D 6-D Y Y D Y Y 7-seci – antoloji – gezi yazısı – Evliya Çelebi – mektup
SAYFA 217
3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme 1-E 2-C 3-A 4-E 5-D 6-E 7-Okuyana yol göstersin, mutluluk versin diye eserine Kutadgu Bilig (Mutluluk Veren Bilgi) adını vermiştir.
8-sehl-i mümteni – imge (mazmun)
9-Aşk = Şarap Tekke = Meyhane Aşık = Sarhoş Mürid = Saki
10-Evliya Çelebi = Seyahatname Katip Çelebi = Cihannüma Seydi Ali Reis = Mirat’ül Memalik Yunus Emre = Risalet-ün Nushiyye
11-D D D
|
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Kategoriler
Animelerask hikayeleriask siirleriask yazilari ve resimlerlise 1 edebiyatlise 2 dil ve anlatimlise 2 Edebiyat lise 3 edebiyatsagliksagopa kajmer -kolera-kuvvetmira resimlerisagopa kajmer şarkı sözlerisarki sozleriöss
[Sitene Ekle]
|